22 Şubat 2014 Cumartesi

Asıl Sermaye


               Ne bu şimdi yani? Hep isyan hep isyan. Bunca yıldır doğa bize bağışlamadı mı yazı mevsim olarak ve hepimizde alışmadık mı buna? Ama o bağışlayıcı doğadan soğuk istedik sıcağın tam ortasında. Kışın da aynı keza durum aynıydı. Peki, şimdi ne değişti? Birisimi çıktı hayatından, ikisi gelir. İkisi de gitsin biliyorsun ki sayılarda sonsuza gider ve gidenlerin hepsi birer sayıdır en özünde. Asıl önemli olan sermayemizi koruyabilmektir. Kendimizi.

19 Şubat 2014 Çarşamba

Nesli Yükseltmek


               Bunca zamandan beri insanoğlunun en basit olgu ve amacı olmuştur. Kendi neslinin devamını sağlamak. Peki, bu düşünceyi hepimiz biliyoruz. Kabul. Ama bizi hayvanlardan ayıran en belirgin özelliğimiz düşünebiliyor olmamızdır. Bu yüzden, modern insan, neslinin devamı için ona bir takım malvarlığı kazandırma, hayatını belirli bir yaşa kadar idame edecek kadar cüzi bir servet bırakma peşindedir. Dünyaya at gözlükleriyle bakar halde yaşıyoruz ve hala bunun farkında değiliz. Neslimizi devam ettirmek, sonraki nesiller için bir fayda sağlamaz. Bizde, bizden öncekilerin devamıyız. Hep aynımı kalmalıyız. Tabii ki de hayır. At gözlüklerini, servetleri bir kenara bırakıp aynı zamanda şunu da düşünüp, uygulamalıyız. Neslimizi yükseltmek. Mükemmel insana bir derece daha yakınlaştırmak olmalıdır. Neslin devamı, sürdürme işini bakterilerden tut balinalar dahi yapıyor. Saf, doğal ve içten gelen bir şekilde, bundan 10.000 yıl öncede bakteriydi, şimdide. Bunlara bağlı olarak “insan”? Kastetmeye çalıştığım şey fiziki değil. Tamamen mental. Artık belirli kalıplara sıkışıp kalmamamız gerekir. Yâda herhangi birini bizim yerimize düşünüp, konuşması için beklemememiz. Bunun yerine yalnızlaşan insan yalnız bırakıldığı gibi yalnız kendi ideolojisini oluşturup, kendi kurallarını koyup, sonraki nesil için ne kazançlıysa onu topluma empoze edip, bir sonrakilere aktarmalıdır. Herkes kendi iradesi ve düşüncelere sahiptir. Ama ortak bir bilince katkı, en önemlisi önümüzdeki yeni nesli yükseltmek için başta çevreyi ve kendini bir kobay olarak kullanmalıdır.

9 Şubat 2014 Pazar

Yozlaşma Üzerine


               Ulusal bir mesele gibi görünse de küresel dünyanın en büyük takıntısıdır aslında yozlaşma dediğimiz o anlamsız kelimeleri bir araya getiren tekil söylev. Çok karşıt bir yaklaşımda bulunsam bile aslında iyi ve takdir edilecek bir yaşam olgusudur. Bütün dünyanın bildiği ama bunca zamandır tarihte kullanmak istemediği kutsal kelimedir. Bugün dini boyutta da yozlaşmayı görmek mümkün nebati boyutta da görmek mümkündür. İyi neye göre iyi ki? Bir toplum iyi gördüğünü başka bir toplum kötü görebilir. Yozlaşmak denilen şey bir şeyler katmaktır kendi kültürüne, yaşamına. Ama bu katılan olguyu doğru ve tam kararında uygulamaktır önemli olan. Eksik ya da fazla yozlaşmanın kurallarının içinde yoktur. Yakıştığı kadar almak gerekir. Bu giyimden tutun dinlenilen müziğe kadar geniş bir yelpaze içerisinde seyir eder. Her insan rap dinleyebilir. Bu müziği dinleyenler çok isyankâr, kopuk vs. gibi genelleme yapılmamalıdır. Sakallı bir hoca da dinlemelidir ki ona göre görüp kendi kararını vermelidir. Kendi kararıyla kendi kültürünün, ideolojisinin içerisine almalıdır. Ve daha geniş kitlelere kapılarını açması için davet etmelidir. Türkiye’de yaşanan en büyük yozlaşmalardan bir tanesi de Batılılaşmak dediğimiz o malum hadise. Bu ulus öyle bir tesir yaşamak istiyor ki. Bazı noktalarda en uçlara kadar giderken yani fazla almaktan kastım. Bazı noktalarda ise tamamen eksik kalıyor. Yaşadığımız bu cennette yargıyı eksik alıyoruz ama eğlencenin en ucuna kadar gitmekten kendimizi alamıyoruz. Bir diktatör belirliyoruz ve onu kendi elimizle büyütüp, kendi elimizle yok etmeye çalışıyoruz. Oysaki babadan kalma dogmatik düşüncelerden arınsak belki de çok karşımızda bulunanın yanında olabileceğiz. Sınırlar düşüncelerdedir. Bizi birbirimizden ayıran bir şey yok sadece farklılaştıran coğrafi değerlerimiz var. Coğrafi değerlerde kazanmışız kendi iyimizi ve kötümüzü bunu ancak yozlaşma ile birbirimize aktarırız tüm iyilikleri. Kendi ideolojini oluştur ve yozlaşmaya hemen başla. Kendini yaşamaktan, büyütmekten ve yetiştirmekten korkma. Kendine tartışma yaratacağın sorular sorma kendin gibileri bul ve onlarla paylaş.