Bunca
zamandan beri insanoğlunun en basit olgu ve amacı olmuştur. Kendi neslinin
devamını sağlamak. Peki, bu düşünceyi hepimiz biliyoruz. Kabul. Ama bizi
hayvanlardan ayıran en belirgin özelliğimiz düşünebiliyor olmamızdır. Bu
yüzden, modern insan, neslinin devamı için ona bir takım malvarlığı kazandırma,
hayatını belirli bir yaşa kadar idame edecek kadar cüzi bir servet bırakma
peşindedir. Dünyaya at gözlükleriyle bakar halde yaşıyoruz ve hala bunun
farkında değiliz. Neslimizi devam ettirmek, sonraki nesiller için bir fayda
sağlamaz. Bizde, bizden öncekilerin devamıyız. Hep aynımı kalmalıyız. Tabii ki
de hayır. At gözlüklerini, servetleri bir kenara bırakıp aynı zamanda şunu da
düşünüp, uygulamalıyız. Neslimizi yükseltmek. Mükemmel insana bir derece daha
yakınlaştırmak olmalıdır. Neslin devamı, sürdürme işini bakterilerden tut
balinalar dahi yapıyor. Saf, doğal ve içten gelen bir şekilde, bundan 10.000
yıl öncede bakteriydi, şimdide. Bunlara bağlı olarak “insan”? Kastetmeye
çalıştığım şey fiziki değil. Tamamen mental. Artık belirli kalıplara sıkışıp
kalmamamız gerekir. Yâda herhangi birini bizim yerimize düşünüp, konuşması için
beklemememiz. Bunun yerine yalnızlaşan insan yalnız bırakıldığı gibi yalnız
kendi ideolojisini oluşturup, kendi kurallarını koyup, sonraki nesil için ne
kazançlıysa onu topluma empoze edip, bir sonrakilere aktarmalıdır. Herkes kendi
iradesi ve düşüncelere sahiptir. Ama ortak bir bilince katkı, en önemlisi
önümüzdeki yeni nesli yükseltmek için başta çevreyi ve kendini bir kobay olarak
kullanmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder